KARAYOLU TAŞIMACILIĞININ AVANTAJLARI VE PROBLEMLERI

Karayolu Taşımacılığının Sağladığı Avantajlar
Karayolu taşımacılığı ile diğer taşıma türleri arasında bir karşılaştırma yapıldığında karayolu taşımacılığının üstünlükleri şu şekilde sayılabilir:
– Karayolu taşımacılığının en önemli avantajı, düşük miktardaki ürünlerin kısa ve orta mesafelerde esnek ve hızlı bir biçimde taşınmasına olanak vermesidir. Böylece firmalara sipariş bazlı çalışmanın getirmiş olduğu “Just in Time” teslimatlar yapabilme olanağı sağlamaktadır (Milli Eğitim Bakanlığı, 2011).
– Karayolu araçlarının taşıma kapasitelerinin denizyolu, demiryolu ve havayolu araçlarına göre daha küçük olması nedeniyle, karayolu taşımacılığı taşımacılık sektöründe daha esnek hareket imkânı sağlamaktadır.
– Karayolunun olduğu her noktaya taşıma imkanı sağlamakta olup, bu özelliği ile diğer taşıma türleri içinde zorunluluk arz eden tamamlayıcı bir unsurdur.
– Karayolu ile yapılan taşımalarda limanlarda ve istasyonlarda yaşanacak bekleme süreleri ekarte edilmekte ve ürünlerin doğrudan müşterilerin depolarına teslimatı sağlanabilmektedir (Milli Eğitim Bakanlığı, 2011).
– Karayolu ile eşya ve yolcu taşımacılığı diğer taşıma türlerine göre (denizyolu, havayolu, demiryolu, boru hattı) daha az yatırım maliyeti gerektirmektedir.
– Karayolu ile eşya ve yolcu taşımacılığında daha düzenli ve sık sefer imkanı bulunmaktadır.
– Türkiye gibi karayoluyla eşya naklinde kullanılabilecek taşıt sayısının talebe göre daha fazla olduğu ülkelerde, rekabet üst seviyelere ulaşmakta ve böylelikle karayolu ile uluslararası evden eve nakliye eşya taşımacılığında müşteri lehine düşük navlun fiyatlarının oluşmasına neden olmaktadır (Milli Eğitim Bakanlığı, 2011).
– Kapıdan kapıya aktarmasız taşıma ve eşyanın yükleme yeri ile boşaltma yerleri dışında elleçlenmemesi, eşyanın yıpranmasını en aza indirmektedir. Diğer taşıma türlerinde, örneğin eşyanın limana veya demiryolu istasyonuna ulaşımına kadar bir yükleme boşaltma, ana taşıma aracına yüklenme, varış yeri limanı veya istasyonunda
benzer elleçlemenin yapılması eşyaların daha fazla yıpranmasına sebep olmaktadır (Milli Eğitim Bakanlığı, 2011).
– Kısa sürede teslim edilmesi gereken yükler için süratli sevkiyat yapabilmesine imkanı sağlamaktadır.
– Karayolu taşımacılığında tahmin edilebilen maliyetlerin kolay hesaplanması tasarruf sağlamaktadır.
– İhtiyaç duyulduğu anda ulaşılabilmesi nedeniyle, taşımacılıkta büyük oranda kolaylık sağlamakta olup, 7 gün 24 saat yükleme-boşaltma-sefer yapabilme imkanı vermesi nedeniyle yükleme boşaltma işlemlerinde büyük kolaylık sağlamaktadır.
– Çok fazla terminal gereksinimine ihtiyaç duymaması nedeniyle, taşıma operasyonlarının hızlı yapılabilmesine olanak sağlamaktadır.
– Karayolu taşımacılığı tüm üretim ve tüketim merkezlerini birbirine bağlamada yani kapıdan kapıya taşımacılıkta en elverişli yoldur.
– Uygun coğrafik koşullar altında karayolu ulaşım ağı neredeyse sınırsızdır ve bu özelliği ile eşyanın ve yolcunun her noktaya iletimini sağlamaktadır.
– Karayolu taşımacılığı araç planlama ve bulma kolaylığı nedeniyle sık sefer yapabilme özelliğine sahiptir.
– Karayolu taşımacılığı kısa mesafede daha verimli ve ekonomik taşıma imkanı sağlamaktadır.
– Karayolu taşımacılığı özel yüklerin taşınmasında önemli bir avantaj sağlamaktadır.
– Karayolu taşımacılığı diğer taşıma modlarına göre göreceli olarak daha düşük elleçleme maliyeti ve hasar riski taşımaktadır.
– Karayolu taşımacılığı ambalajlama ve sevkiyata hazırlamada zaman ve kaynaklardan tasarruf olanağı sağlanmaktadır

Karayolu Taşımacılığında Karşılaşılan Problemler
Karayolu taşımacılığında karşılaşılan en büyük problem Dünya genelinde artan rekabet ve bu kapsamda ülkelerin kendi taşımacılarını korumak adına uyguladıkları kotalardır. Karayolu kotaları ve özellikle de transit izinleri malların dolaşımı önünde engeller oluşturmakta ve transit trafiğini aksatarak karayolu taşımacılığının işleyişini sekteye
uğratmaktadır. Bu kapsamda, ülkeler kendi topraklarında mal taşıyabilecek diğer ülke taşıtlarının geçişlerini sınırlandırarak, taşımacılara çok fazla miktarda kural uygulayarak karayolu taşımacılığında problemler yaşanmasına neden olmaktadırlar. Özellikle Avrupa Birliği ve Türkiye arasında ki taşımalara bakıldığında, serbest dolaşıma tabi olmayan Türk taşıtları kısıtlı geçiş belgeleri, otoyol ücretleri, uzun bekleme süreleri gibi sorunlarla karşılaşmakta ve rekabet ortamında geriye düşmektedir. Sözkonusu kısıtlamalarla ilgili olarak Dünya Bankası tarafından yayınlanan AB – Türkiye Gümrük Birliği Değerlendirmesi Raporunda durum “AB’nin Türk karayolu taşımacılık işletmecilerine uyguladığı transit izinleri ticaret maliyetlerini yükseltiyor” başlığı altında şu şekilde özetlenmiştir. “Türk taşımacılık işletmecileri AB’de karayolu ile mal taşırken ya Yunanistan’dan ya da Bulgaristan’dan geçmek zorundadır. Yunanistan’da, transit kotaları ile ilgili bir sorun bildirilmemesine rağmen ikili kotalar ile ilgili olarak zaman zaman sorunlar yaşanmıştır. Yunanistan her yıl Türkiye ile 35.000 transit izni değişmektedir ve gidiş/dönüş 100 €’luk bir ücret uygulamaktadır. Bulgaristan’daki temel kısıt transit izinlerinin sabit sayısıdır. Bulgaristan için, Türk karayolu taşımacılık işletmecileri yıllık 250.000 transit izni almakta ve gidiş/dönüş için 86 €’luk bir ücret ödemektedir. Avusturya’da, çevre koruma gerekçesi ile değişimi yapılan izin sayısı çok düşük olduğundan dolayı Türk taşımacıların RO-LA (kamyonun tren ile taşınması) kullanması gerekmektedir. Türk karayolu taşımacılık işletmecileri, temel olarak varış noktalarının yüzde 70’inioluşturan Almanya’ya ulaşmak için Avusturya’dan yılda 130.000 kez geçmektedir, ancak sadece 15.000 izin alabilmektedirler. Dolayısıyla kalan transit geçişler RO-LA ile gerçekleştirilmekte ve bunun 250 €/kamyon/geçiş düzeyinde bir ek maliyeti olmaktadır. RO-LA ayrıca transit belgelerinin beklenmesi sebebiyle uzun gecikme sürelerine yol açmaktadır (4-5 gün). Yolculuk normal olarak 4 gün sürmekte, ancak RO-LA kullanımında bu süre iki katına çıkmakta ve bu durum özellikle bozulabilen malların sevkiyatında sorun yaratmaktadır. Türk taşımacılar Macaristan’dan 24.000 ücretsiz izin ve 16.400 ücretli izin (500 €/transit gidiş dönüş) almaktadırlar –ikincisi sınırsızdır. İtalya’da kota sistemi kısıtlayıcıdır. Her yıl yaklaşık 100.000 Türk kamyonu İtalya’dan transit geçiş gerçekleştirmektedir; bunun yüzde 70’i kuzeye, yüzde 30’u batıya gitmektedir. Türk kamyonları RO-RO ile Trieste’ye gidip daha sonra kuzeye, örneğin Almanya’ya devam ettiklerinde herhangi bir kısıtlama ile karşılaşmamaktadır, ancak batıya devam ederlerse izne ihtiyaç duymaktadırlar. Türk karayolu taşımacılık işletmecileri yılda sadece 6.000 izin alabilmekte, ilave izin satın almalarına izin verilmemektedir. Eğer izinleri yoksa doğu-batı ekseninden İtalya’dan transit geçiş yapamamaktadırlar. İtalya da Türkiye gibi boş kamyonlar için izin talep etmektedir. İtalya’da sadece izinleri ile ilgili gecikmeler Türk taşımacılara günlük kamyon başına 250 €’ya mal olmaktadır. Bazı ülkelerde bazı transit kotaları yolculuk süresinin 36 saatin altında olması halinde ücretsizdir. Ancak, bazı AB üye devletlerinde izin kotasının tükenmesi halinde, Türk karayolu taşımacılık şirketleri tarafından gerçekleştirilen ticaret fiilen durmaktadır.” (Dünya Bankası, 2014, s.54). Mevcut duruma bakıldığında, sürekli olarak gelişmekte olan karayolu taşımacılık sektörümüz rakip ülkeler tarafından getirilen kısıtlamalar nedeniyle problemler yaşamakta, oluşan ekstra maliyetler nedeniyle artan navlun fiyatları ticari faaliyetlerimizde sorun oluşturmakta ve karayolu taşımacılığımız negatif olarak etkilenmektedir.